Çarşamba, Ekim 04, 2006

Yatma Zamanı

Kalem bazen kelimeleri bir kenara koyar. Sessizce dolanır, bırakıverir kendini gözün kağıtla dansında. Bir kızın çekiştirmelerince sürüklenir gibi buluverir anımsamalarını. Varmak istemediğinde mutlu olur. Zaman yakalanmışlıklarla doludur. Çizgi döner köşe başından. Şekil hiç anlaşılmamış erkek gibidir. Kadın da kendine pay çıkarır anlaşılamamaktan. Bugün geçmişte çizmiş olduğum, yada çizdiğimi sandığım buluşmalarımı taradım, aktardım siteme. Daha çok yanılgım var. Ancak geç oldu. Ölüm taklidi yapma zamanı, uyku beni sabaha saklıyor.Bazılarına tarih atmışım, bazıları ise ölümsüz olmak istercesine zamana aldırmamış. 1996'nın kalıntıları da var çizgi enkazında. Yaşamaya çalışan karmaşada nefes alan duygularda gün yüzüne çıkan ne varsa aldırmazlık. Tükenircesine kalabalık hayatımız. Bilgide sevgiye yer açma çabamız. Koşarcasına soluksuz her gün. Para kazanmak istercesine ölümlü. Hatırlanmayacağını bile bile, kaybolmak ara sokaklarda. Bir ıslık gibi yapışmak dudağa, geçip giderken sokak sokak kokan aşkı. Derlemek içini, toplamak göz hapsini. Daha işimiz bitmedi. Kaldığımız yerden kafese koyacağız gerçeküstünü. Kanatların daha nice kıvrılır, el göğe dokunur hasretle. Anlam ufka erişir batar gönlünde. Bir kız çıkar gelir gecenden. Sabah seni çalar saat, kızı da uyandırır gerçeküstünden.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home